Sosyal Hizmetler Kampüsü yapım işi, 28.09.2021 tarihinde ihale edilmiş, 11.10.2021 tarihinde 51.325.000,00 TL bedelle sözleşmesi imzalanmış ve 18.10.2021 tarihinde yer teslimi tutanağı düzenlenmiştir. Sözleşmeye göre işin süresi 360 gündür.
Ancak inşaat sahası, Karayolları ve Devlet Su İşleri'ne ait göl arasında kaldığı için iki kurumdan da izinlerin ihale öncesinde alınması gerekirken, ilgili idare tarafından bu izinler alınmadan ihale yapılmıştır.
Yer teslimi yapılmasına rağmen, idareden kaynaklanan eksiklikler sebebiyle inşaat ruhsatı da geç alınmıştır. Dönemin Valisi Ozan Balcı, temel atma törenini dönemin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Derya Yanık'ın teşrif etmesi sebebiyle, izinler tamamlanmadan gerçekleştirmiştir.
İşin süresi 360 gün olmasına rağmen, 2022 Ekim ayında bitmesi gerekirken izinlerin gecikmesi sebebiyle trafo yeri ancak 2023 Kasım ayında idare tarafından belirlenebilmiş, imalat değişikliklerine ilişkin mukayeseli keşif onayı ise ancak 2024 Haziran ayında verilmiştir.
Yani işin sözleşmeye göre süresi 360 gün iken, idareden kaynaklanan sebeplerle idare tarafından 1005 gün ilave süre verilmiş ve işin toplam süresi 1365 güne çıkmıştır.
2021 yılında ihalesi yapılan iş, 2025 yılında; depreme ve yüksek enflasyona rağmen hâlâ 2021 yılı fiyatlarıyla yaptırılmaya zorlanmaktadır. İşimiz %97 seviyesindedir. Kalan %3'lük kısım için ise 110 milyon TL ödenek ayrılmıştır. Hesap da mağduriyet de ortadadır. Eğer gecikme yüklenici olarak bizden kaynaklanmış olsaydı, kanunda öngörülen birçok ceza uygulanacaktı. Ancak gecikme idareden kaynaklandığı hâlde, kanunda yeri olmasına rağmen haklarımız verilmemiştir.
Mevzuata göre 360 günden fazla sürecek işlerde fiyat farkı verilmesi gerekir. Ayrıca idareden kaynaklı süre uzatımlarında da fiyat farkı verilmesi zorunludur. Bunun yanında, bu tür işlerin Köylere Hizmet Götürme Birliği üzerinden ihale edilmesi de mevzuata aykırıdır. Dikkat edin; sadece bizim şehrimizde okul, otel, spor salonu, hükümet konağı gibi işler, mevzuata aykırı şekilde Köylere Hizmet Götürme Birliği üzerinden ihale edilmektedir.
Ayrıca bu işimizden önce teslim ettiğimiz AFAD binasının ödeneği yoktu. Ballıca ve Kazgölü işlerimizin ödeneği yoktu. Niksar Spor Salonu işimizin ödeneği yoktu. Sosyal Hizmetler Kampüsü işimizin hem izinleri hem de ödeneği sorundu. Niksar Kültür Merkezi, Niksar Kütüphanesi, Almus Butik Havuz, Merkez Butik Havuz ve Spor Salonu, Topçubağı Spor Salonu, Niksar Sorhun Sulama Tesisi, GOP güçlendirme, Reşadiye Termal Otel ve Turhal Spor Salonu işlerimiz gibi toplam 25 işimizin büyük bölümünde ödenek ve resmî izin sıkıntıları yaşanmıştır.
GOP Lisesi'nin temelini güçlendirmek için kazı yaptık. Temelin nerede olduğunu Anıtlar Kurulu'na sorduk. Anıtlar Kurulu temelin bulunmadığına ilişkin cevap verene kadar işin süresi doldu. Süre uzatımı verildi ancak süreç 2023 Şubat depremi sonrasına kaldı. O dönemde yaşanan maliyet artışları ise malumdur.
Bugün hâlâ Kazgölü işinin izinleri tamamlanmamış, idare ile vatandaş arasındaki dava sonuçlanmamış ve kamulaştırma yapılamamıştır. Yani biz, orada yaptığımız imalatları idarenin yönlendirmesiyle vatandaşın özel mülkü üzerinde gerçekleştirdik.
Resmî Gazete'de enflasyon sebebiyle fesih kararnamesi yayımlandı. Ancak bu düzenleme yalnızca tamamlanma oranı %15'in altında olan işler için geçerliydi. Maalesef devlet işi yaptığımız ve devletimize güvendiğimiz için bütün işlerimiz %35 ile %80 seviyelerinde olduğundan fesih hakkından yararlanma şansımız olmadı.
Bugün herkes yorum yapıyor. Ancak kimse 3 bin personelin işsiz ve mağdur olduğunu, bize güvenen ve ticaret yaptığımız insanların mağduriyetini konuşmuyor. Yüklenicinin tek hatası devletine güvenmek olmuştur. Kimse buna bakmıyor.
Sayın Valimiz Abdullah Köklü çıkıp, "İşi müteahhitten kaynaklı sebeplerle feshettik, Nisan ayı içerisinde yeniden ihale edeceğiz." dedi. Nisan bitti. Acaba 2027 Nisan'ını mı kastetti, anlayamadım.
Biz, taahhüt ettiğimiz 25 işin 18'ini aracımızı, gerecimizi satıp, eşimizi dostumuzu zor duruma sokarak tamamladık. Kalan 7 iş ise bitmeye çok yakın olmasına rağmen ekonomik sebeplerle tamamlanamadı. Biz sorumluluğumuzun da taahhüdümüzün de bilincindeyiz.
2021, 2022 ve 2023 yıllarında dönemin İl Genel Meclisi Başkanı Erol Duyum, Sayın Özlem Zengin ile aynı köylü olmasını kullanarak bize zulmetti.
2024 yılından bu yana ise Genel Sekreter Ahmet Kayhan, Sayın Yusuf Beyazıt ile akrabalık ilişkisini kullanarak aynı zulmü sürdürmektedir. Bu durumu Sayın Yusuf Beyazıt'a gerek telefonla arayarak, gerek yanına giderek, gerekse mesaj göndererek anlattık. Buna rağmen şirket yönetim kurulu başkanımız Mehmet Yılmaz'ın telefonu Sayın Yusuf Beyazıt tarafından engellenmiştir.
Bir milletvekili olarak sorunu dinleyip çözüm üretmek yerine telefonu engellemek nasıl bir anlayıştır? "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın." Erbaa Hükümet Konağı işinin ödeneği 2024 Ekim ayında gelmesine rağmen, 2025 Ocak ayına kadar hak ediş kasıtlı şekilde ödenmemiştir. "Neden kasıt yapıyorsunuz?" diye sorduğumuzda, "Diğer şantiyeleri tamamlayın." denilmiştir. Yakıtı olmayan bir aracın hareket edemeyeceğini anlamayan yetkililer, durumu şikâyet ettiğimizde bizi terslemiştir.
Şikâyet edince bizi tersleyen Vali Abdullah Köklü, telefonu engelleyen Sayın Yusuf Beyazıt, devletine güvenen biz, mağdur olan çalışanlarımız ve bize güvenen onlarca insan... Her şey ortadadır. Söylediklerimizin her biri belgelerle ispatlanabilir niteliktedir. Sayın Valimizin "Müteahhitten kaynaklı." şeklindeki açıklaması ise belgeye değil, söze dayanmaktadır.
Olan Tokat'ımıza oluyor, olan hemşehrilerimize oluyor.
Takdir kamuoyunundur.




0 Yorumlar